ÇOCUKLARA MAHREMİYET BİLİNCİNİN KAZANDIRILMASI

Mahremiyet bilinci, küçük yaştan itibaren, öncelikli olarak anne-babaların kazandırabileceği oldukça önemli bir durumdur. Dünyaya gelen çocuğun, bakım vereninin, zorunlu olmadıkça değiştirilmemesi, bez değiştirme/banyo yaptırma gibi eylemlerin yine aynı kişi tarafından, başkalarınca görülmeden yapılması, ‘çocuktur’ diyerek kıyafetlerinin ortam gözetmeksizin çıkarılmaması vb. dikkat edişler, çocuk doğduğu andan itibaren, mahremiyet bilincinin çocuğa yerleşmesine yardımcı olur.

 Bebeklik döneminin ardından karşıladığımız erken çocukluk dönemi ile birlikte, karşımızda bez kullanmayı bırakmış yahut bırakmakta olan, özel bir durum söz konusu değilse, kendini ifade eden ve kendisine ifade edileni anlayan bir çocuk artık yer almaktadır ve sizi gözlemlemektedir. Mahremiyet konusu ile ilgili ne kadar sözel ifadelerde bulunursak bulunalım, en etkili öğrenme yöntemlerinden birisinin, görerek öğrenme olduğunu düşünürsek, çocuğumuzun karşısında nasıl tutum ve davranışlar sergilediğimiz büyük önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, odaların/yatakların ayrılması, ebeveynler tuvalette/duşta olduklarında kapının kapalı olması, çocuğun yanında soyunup giyinilmemesi, çocuğa, bedeni ile ilgili sınır çizmesi gerektiği düşüncesini verecektir.

 Çocuklar, güvenli alanlarında yahut konfor alanlarında kendilerini güvende hissettikleri için, kendilerini koruma gereği duymayabilirler; fakat genellikle okula başlama ile, konfor alanını terk eden çocuğun, özel bölgelerini tanıyor ve koruyabiliyor olması oldukça önem kazanmaktadır.

 Anne babaların, çocuklarını çok sevdiklerinin ve bunu fiziksel olarak çocuklarına göstermek istediklerinin çokça farkındayım. Farkında olmakla beraber, bu sevginin, fiziksel olarak, tensel temas sağlanarak çocuğa gösterilmesini de desteklemekteyim. Ancak bu sevgiyi gösterirken, çocuğun özel bölgelerine saygı duymayı ihmal etmemeliyiz. Aksi takdirde, çocuğumuz, sevginin bu şekilde gösteriliyor olmasını normalleştirecek, arkadaşlarına böyle davranacak yahut kendisine bu şekilde davranıldığında buna itiraz etmeyecektir. Bu da maalesef çocuğumuzu istismara açık kılacaktır.

 Özel bölgelerimizi tanımak gerekirse,

*Dudaklarımız

*Göğüs kısmımız

*Bacaklarımızın arası

*Arkamız(popomuz)

 Biz okulumuzda, Kırmızı Çizgi kitabını, interaktif bir şekilde okuduk. Sizler de çocuğunuzun kitaplığında bu kitabın olmasını sağlayabilir, zaman zaman okuyarak çocuğumuza hatırlatmalar yapabilirsiniz. Buna ek olarak, bir kağıda vücut çizerek, özel bölgelerin işaretlemesini yapabilir, bunu boyayarak eğlenceli hale de getirebilirsiniz. Aynı zamanda ‘doktorculuk’ oynayarak, yine özel bölgelerin hatırlatılması, ilgili durumlarda/uygun koşullarda kimlerin özel bölgelerimize müdahale edebileceği bilgisini paylaşabiliriz.

Ceyda Ülker

Psikolog&Oyun Terapisti

Product was successfully added to your cart!